#ComodifPortraits

Serdar Urçar, Türkiye'de dijitalleşme dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri. Uzun yıllar bu alanda farklı görevlerde rol aldı. Şu anda ise Comodif'in CEO'su olarak yine dijitale dokunan işlere yoğunlaşıyor. Comodif'in ciddi bir uluslararası başarı kazanma ve global bir teknoloji olma şansı olduğunu düşünen Urçar, bu vizyona katkıda bulunmak için çalışacağını söylüyor. Serdar Urçar'la yeni görevini ve Comodif'teki hedeflerini konuştuk.

“VERİDEN DEĞER YARATMAK”

Comodif'te CEO olarak yeni bir göreve başladınız. Yıllarca kurumsal şirketlerle çalıştıktan sonra bugün neden bir scale-up?

Son yıllarda Türkiye ekonomisinin dijital ekonomiye dönüşümüne çok ciddi zaman harcadım, halen de harcıyorum. Türkiye ekonomisinin dijital ekonomiye dönüşmesi için iki önemli başlık var: Başarılı, geleneksel şirketlerin dijitale dönüşebilmesi ve Türkiye’den global seviyede kaliteli iş yapabilecek dijital doğanların, yani start-up’ların ve hatta scale-up’ların çıkması. Ben Comodif’e geldim, çünkü Comodif bu iki hedefi çok güzel birleştiriyor.

Türkiye'nin en girişimci şirketler grubu olan ve başkanlığını Ahu Serter'in yaptığı Fark Holding'in, Ar-Ge, inovasyon ve dönüşüm merkezi Fark Labs'te inkube edilen, yine Ahu Serter'in kurucu ortağı olduğu Comodif, ciddi bir yenilenme ve dijital dönüşme çabası içinde. Hem tanıklık ediyorum hem katkıda bulunuyorum. Comodif, bir dijital doğan. İkincisi de Comodif'in ciddi bir uluslararası başarı kazanma, global bir teknoloji olma şansı, vizyonu var. Bana, buna da katkıda bulunma şansı tanıyor.

Comodif hangi alanda hizmet sunmak üzere faaliyete başladı?

Comodif, her türlü hareketli araçtan veri alınmasını ve bu veriyle son kullanıcı bazında değer yaratılmasını olanaklı kılan bir teknoloji şirketi. Bu değer yaratma da belli kullanıcı senaryoları etrafında oluyor. Hem bireysel hem ticari kullanıcılar yani farklı kullanıcı senaryoları için değer yaratılabiliyor. Bunlara örnek vermek gerekirse; bireyler için akıllı araç yönetimi, şirketler için filo yönetimi, hem birey hem şirket için araç paylaşımı çözümü, yine özellikle büyük filoya sahip şirketler için kestirimci bakım uygulamaları, bir diğer taraftan da özellikle sigorta şirketleri için sürücü davranışı bazlı daha akıllı risk yönetimi ve fiyatlama yapılmasını sağlayacak veri analizi ve rapor üretimi gibi senaryolar oluşturulabiliyor. Dolayısıyla bizim rolümüz, mobil/hareketli araçlardan veri alımı, o veriyle son kullanıcı senaryoları üzerinden değer yaratılmasını olanaklı kılan bir teknoloji şirketi olmak. Comodif olarak operasyonel ve teknolojik iş ortaklarıyla beraber bir çözüm oluşturuyoruz.

Bu değer teklifi bugüne kadar nasıl bir ilgi gördü? Genç bir şirket olarak teknolojinizi/hizmetinizi gerçek projelere dönüştürebildiniz mi?

Evet, Comodif teknolojisiyle hayata geçen projelerimiz oldu. Örnek vermek gerekirse; Turkcell'in KoPilot, KoPilot Filom, KoPilot WiFi ve Tofaş'ın Fiat Yol Arkadaşım, Connect Filom ve Renault'nun Motrio Connect projelerinde teknoloji sağlayıcı ve bu hizmetlerin pazara sunulmasını hızlandırıcı platform olduk. Özellikle Tofaş'la en son projemiz Connect Filom'un lansmanı 2 Temmuz'da yapıldı. Bu yeni çözümün piyasada çok talep göreceğine ve ciddi satış rakamları yakalayacağına inanıyoruz.

Comodif buradan nereye gitmek istiyor?

Stratejimizde, büyürken kurumsal müşterileri hedef alan bir kurgu var. Kurumsal müşterilerin, kendi müşterilerine sundukları bağlantılı hizmetleri, hızlı ve zengin katma değerli servislerle sunmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Yani B2B üzerinden B2B2B ve B2B2C modellerini olanaklı kılacağımızı söylüyoruz. Otomotiv ve mobiliteyi baz aldığımızda, birçok farklı segment ve oyuncu, müşteri adayıyla karşılaşırsınız ki bir de mikro mobiliteyle hayatımıza birçok farklı, geleneksel olmayan şirket ve çözüm girmeye devam ediyor. Biz bunların içinden ilk fazda otomotiv üreticileri, önemli otomotiv üretici markalarına, Türkiye'deki ithalat ve dağıtıcılarına yeni nesil mobilite çözümleri sunacağız. Bu şirketler özellikle akıllı aracın filo yönetimi çözümleri için bize gelebilir ve beraber çalışabiliriz. Diğer taraftan araçtan ve sürücü davranışlarından alınan veriyle daha akıllı fiyatlama yapmak, kendi işlerini daha iyi yönetmek, pazara gidişlerini daha optimal hale getirmek ve en önemlisi risklerini daha görünür kılıp, doğru yönetebilmelerini sağlamak, sigorta şirketlerini bizim için ideal müşteri adayları haline getiriyor. Onlara çok farklı iş ve satış modelleri geliştirecek veri analizi imkanı sunabiliriz. Özellikle son yıllarda araç içinden alınan bağlantı verisinin gerçek zamanlı olarak çözümün bir parçası haline gelmesiyle filo yönetimi ve büyük filo yöneten şirketler, hedefimizde. Büyük filo yöneten şirketlerin şu anda kullandığı birtakım uygulamalar var ancak onlar hala Telematik 1.0 sunarken, biz hem araçtan hem mobilite etrafındaki katma değer üreten veri kaynaklarının çözümlere entegrasyonuyla Telematik 2.0'ı pazara sunmaya başladık.

Bu tam olarak ne anlama geliyor?

Yani şirketler çözümlerine daha kısıtlı veri ve aracın kendi network'üne değmeyen statik çözümlerden, çok daha zengin veriye ulaşıp, bugünkünden çok daha farklı, gerçek zamanlı ve karar destek sistemleriyle entegre çalışabilen fonksiyonlar ekleyebilirler. Bir ideal müşteri segmenti de bizim için o. Yine kurumsal pazarda, özellikle yurt dışında Türkiye'de yaptığımıza benzer uygulamayı başka telekomünikasyon şirlketleriyle yapmamız da söz konusu olabilir. Bu konuda birtakım temaslarımız da var. Bir yandan da aslında kurumsal pazar dışında, daha orta ölçekli, hem filo yönetimi benzeri servis sağlayan şirketler hem yine telematik konusunda belli alanlarda uzmanlaşmış servis sağlayan şirketler, kendi teknolojik çözümünü, kendi yazılımını piyasaya götürürken arkalarında bizim gibi teknolojik altyapıya ihtiyaç duyacak şirketler de yine bizim beraber çalışacağımız, pazardaki yaygınlığı sağlayabileceğimiz şirketler arasında. Bu yolda ilerlerken, Türkiye'nin yanısıra yurtdışı da önemli bir pazar. Burada da birinci önceliğimizi Avrupa, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına veriyoruz. Comodif'in en önemli amaçlarından biri de yurt içinin yanı sıra buna paralel yurt dışında da büyümek ve uluslararası bir teknoloji şirketi olarak yola devam etmek.

Türkiye'de ve dünyada nasıl rakipleriniz var?

Telematik 2.0'da Türkiye'de değişik alanlarda faaliyet gösteren şirketler var ama birebir Comodif'in rakibi olarak sınıflandırabileceğimiz bir şirketi şu an itibarıyla görmüyoruz. Ama belki de yeni gelişen start up'lar içinde potansiyel rakiplerimiz olabilir.

"HEDEF, GLOBAL BİR TEKNOLOJİ ŞİRKETİ OLMAK"

Sizin gruba katılmanızdaki önemli misyonlardan biri de Comodif'e dış yatırım almak. Burada nasıl bir strateji var ve neden böyle bir yatırım ihtiyacı hissediliyor?

Comodif olarak özellikle iki konuda gelişme ve sıçrama yapmak istiyoruz: Birincisi teknolojik olarak ürün özellikleri ve teknolojimizin gerçek anlamda global seviyede en üst düzeyde rekabet edebilir olması. Bu alanda ciddi yatırımlar bizi bekliyor. Bu yatırımları yaparken iş modelimizi Telematik 2.0'ı hedef alarak yapılanan platformumuzu, farklı zenginlikteki çözümleri, platformumuza güvenilir iş ortaklarıyla daha hızlı katabilecek altyapı üzerine kurguladık. Bir diğeri de uluslarası pazara giriş. Uluslarası pazara gidebilmek ve başarılı olmak gerekiyor. Yatırım için her şeyden önce bir yetenek yatırımı gerekiyor. Gerek teknoloji konusunda gerek uluslarası pazara giriş konusunda bize aynı zamanda akıllı para da sağlayabilecek yatırımcılara, stratejik iş ortaklarına, stratejik yol arkadaşlarına ihtiyacımız var. İleri doğru giderken hem teknolojik yatırımları yapabilmek hem uluslararası organizasyonumuzu  oluşturmak ve büyütebilmek için paranın yanında deneyim, global know-how getirebilecek yatırımcılarla aynı çatı altında, aynı yöne bakarak ilerlemek ve Comodif'i global anlamda büyütmek istiyoruz. Formal-informal potansiyel yatırımcılarımızla görüşmelerimizi sonbaharda başlatacağız.